ALLAH İLE KUL ARASINA GİRMEK NE DEMEK?

İslam bademin kabuğu, Tasavvuf özü yani çeğirdeğidir. Bu yol sıddıkiye yolu, bu cadde silsile-i aliye caddesi. Bu yoldan geçenler sevgili olur. Hakkı hakikati bulur...

ALLAH İLE KUL ARASINA GİRMEK NE DEMEK?

Mesajgönderen sadegül tarih Pzt Eki 15, 2007 4:01 pm

ALLAH İLE KUL ARASINA GİRMEK NE DEMEK?


Çevremizdeki bazı insanların zaman zaman ‘Bir mürşide bağlanmak gerek, tövbe alıp tasavvuf terbiyesine girmek lazım!..’ diye söze başladıklarında, kendilerine nedense hep aynı karşılık verilir:

“Allah ile kul arasına kimse giremez!..”


Çoğu kimseler bu sözle, tasavvuf yoluna girenlerin Allah ile aralarına Allah’ın razı olmadığı kimseleri koyduğunu, bir mürşide bağlanmakla şirk tehlikesine düştüklerini, kendilerinin ise böyle bir tehlikeden uzak olduklarını anlatmaya çalışırlar.

Acaba işin gerçeği böyle mi?

Bu sözün gerçek manası bilinmezse fitne kaçınılmaz olur; zarar verir. Bu zarar imana dokunur, dini zedeler, din kardeşliğini sarsar, kardeşlik ruhunu öldürür.

Allah ile kul arasına kimse giremez sözü, niyete göre farklı sonuçlar doğurur. Eğer bu söz:

“Ben Allah’a kullukta önümde kimseyi istemem, peygamber, kitap, alim, mürşit tanımam, istediğim gibi kulluk yaparım, keyfimce ibadet ederim.”

Anlamında söyleniyorsa insanı dinden çıkarır. Daha doğrusu böyle düşünen kimse küfür, isyan ve gaflet içinde kalmış demektir. Eğer bu söz:

“Ben Allah’a giden yolda Allah’ın peygamberi ve kitabı ile yetinirim, onlar ne diyorsa onu yaparım, başka kimseyi kabul etmem, alimlere bakmam, velilere bağlanmam, mezhepler beni ilgilendirmez, dini kendi anladığım gibi yaşarım”

Anlamında söylenmişse, söyleyen sorumludur. Bu kişi inanç esaslarını zorlamış, kendini tehlikeli bir sona doğru sürüklüyor demektir. Çünkü arada alimler olmadan kendi başına dinin öğrenilmesi, anlaşılması ve yaşanması nasıl mümkün olacak!?

Oysa Kur’an ve Sünnet, hak yolda birlik (cemaat) olmayı, bu beraberliğin başındaki imama itaat etmeyi, topluca Allah’ın ipine sarılmayı, hep birlikte tövbe etmeyi, bilmediklerimizi alimlere sormayı, takva ve iyilikte yardımlaşmayı, bunun için Allah’ın sadık kulları ile beraber olmayı açıkça emretmektedir.

Dinin hükmü bu iken, bir mümin hangi delil ve mantıkla, ‘Bana bunlar gerekmez’ diyebilir? Dese bile bunun Allah katında ne kıymeti olabilir? Eğer bu söz:

“Allah benim her hâlimi görüyor, biliyor, sözümü işitiyor, niyazımı dinliyor. Ben namazda, secdede, zikirde, duada ve tövbede kalbimi Rabbime bağlıyorum. Onun için gönlüme kimseyi koyamam, kimseden bir şey bekleyemem. Benim korkum, sevgim, niyetim, hedefim sadece Allah’tır.”

Anlamında söyleniyorsa ne güzel. İşin doğrusu da budur, böyle olması lazımdır.

Zaten bütün peygamberler kalbi dünyadan çekip bu şekilde Allah’a bağlamak için gelmişlerdir. Onlara vâris olan alimlerin ve kamil mürşitlerin işi de budur. Buna Allah adamı olmak denir.

Ama ne var ki, kalbin bütün varlıklardan çekilip sadece Yüce Allah’a bağlanması kolayca elde edilecek bir nimet değildir. Bu tam bir hürriyet hâlidir. Arifler o hâli elde etmek için nefisleri ile bir ömür mücadele vermekte ve Allah ile aralarına giren engelleri yok etmek için mücadele etmektedirler.

Şu halde Allah ile aramızdaki engeller nedir?

Allah’a gitmek, Allah’a kavuşmak deyince ne anlaşılmalıdır?

Bizi ilgilendiren konu budur.

Allah’a gitmek gönül ile olur. Allah’a ulaşmak bir hâldir, sevgidir, aşktır. Bu kavuşma dışa doğru değil, içe doğrudur. Kalıp ile değil kalp iledir.

Kalpleriyle manevi engelleri geçenler, nefislerini aşanlar Yüce Mevla’yı bulurlar. Allahu Teala’nın insana şah damarından daha yakın olduğunu anlarlar. Bu buluşma O’nun razı olduğu amelleri yaparak gerçekleşir.

Bu iş insanın nefsi ve keyfine göre değil, Yüce Allah’ın çizdiği sınırlara göre olur. Bu sınırlara din denir.

Bizi Yüce Allah’a götürecek tek din İslam’dır. İslam, Kur’an ve Sünnetin çizdiği yoldur. Kur’an, Yüce Rabbine kavuşmak isteyenlere yolu şöyle tarif eder:

“Kim Rabbine kavuşmak istiyorsa salih amel yapsın ve Rabbine ibadetinde hiç kimseyi ortak etmesin.”

Demek ki Yüce Allah’a gitmek için iman, ihlas ve salih amel lazımdır. Allah’a giden yola uyanık kalple varılır, sevgi ile engeller aşılır, ihlasla hedef bulunur. Bu yolun başı ve sonu edepten ibarettir.

Bu yolun en büyük engeli nefis, en azılı düşmanı şeytan, en sarp yokuşu dünyadır. Nefis edeple süslenmeden, şeytan sindirilmeden, dünya sevgisi kalpten silinmeden Yüce Allah’a gidilemez.

Buna manevi terbiye ve arınma denir. Kendisini aşamayan insan, varlığın sahibine ulaşamaz. Bir arif şöyle diyor:

Allah’a giden yol iki adımdır:

Birinci adımda nefsine bas...

İkinci adımda Rabbine kavuşursun.
sadegül
• MeNZiLiSTaN SeVDaLıSı
Kullanıcı avatarı
 
Mesajlar: 122
Kayıt: Çrş Eyl 05, 2007 3:42 am
Konum: HASRETİM SANA SULTANIM :(

Mesajgönderen *MeNZiLiSTaN* tarih Pzr Eki 28, 2007 6:00 pm

allah teala razı olsun kurbanım
Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.
Tarih sussa, hakikat susmayacak.

Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar,
Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar,
Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.

Üstad Karakoç
*MeNZiLiSTaN*
ﷲ VeFaKaR aDMiN ﷲ
ﷲ VeFaKaR aDMiN ﷲ
Kullanıcı avatarı
 
Mesajlar: 3339
Kayıt: Cmt Haz 09, 2007 1:42 am
Konum: KOCAEL??-??ZM??T

Mesajgönderen GulTanem tarih Pzt Eki 29, 2007 6:57 am

baska bi sitede de okumustum bu yaziyi cok güzel paylasim icin aro
GulTanem
• MeNZiLiSTaN SeVDaLıSı
Kullanıcı avatarı
 
Mesajlar: 115
Kayıt: Cmt Eki 27, 2007 12:10 am

Mesajgönderen isRa-Leyl tarih Pzt Kas 05, 2007 9:30 pm

[font=Comic Sans MS] gül Emegine Saglık Kurbanım Cok Guzel bır konu ..
Bir Örnek Verelım inşaAllah ..

Bir Dut Agacını Allah teala adetullah olarak Öyle yarattıgı halde
Adamın Bırı Gelse de o Duttan daha buyuk dut veren agactan
ası yapsa bu kucuk dut veren agacın
meyvesı Nasıl Olur ??
Yenı Asıdan dolayı Tabıkı dut buyuk olur ..
Hanı ya Allah ıle Kul Arasına Kımse Gıremezdı ..
Bu adam Allah'ın Ahkamını Bozdu Yani kucuk Dut Veren
Agaca Buyuk Dut Verdırdı ..
Bu işe Allah c.c Nıe kulunu Karıstırdı ..
Allah c.c kadirdir kendi buyuteydi ..
Aşi YAPAN asıcıya Ne Luzum vardi ..
Demekki Rahman Küllü Seye kadirdir ..

Yine bir Ayet-i Celileyle Son Vereyım inşaAllah
Ey iman Edenler Allah'tan Korkun Ve
Sadıklarla Beraber olun .. Tevbe Suresi 119. AYet ..
[/font]
gül
Resim
'''...Kadın Çarsaf Giyerse (hakiki) Tesettur Etmiş Olur!....'''''
[Emekli Yarbay Mehmet Ildirar Efendi k.s]
isRa-Leyl
• MeNZiLiSTaN SeVDaLıSı
Kullanıcı avatarı
 
Mesajlar: 425
Kayıt: Çrş Tem 25, 2007 5:16 am
Konum: Gavs-i Sani den uzak Heryer Gurbet

Mesajgönderen Anka-i Mûqrib tarih Pzt Kas 12, 2007 8:01 am

EMEGİNE SAĞLIK KURBANIM GÜZEL PAYLAŞIMIN İÇİN ALLAH TEALA RAZI OLSUN İNŞ SELAMETLE İNŞ...
Anka-i Mûqrib
• MeNZiLiSTaN aŞıĞı (ViP ÜYe)
Kullanıcı avatarı
 
Mesajlar: 1625
Kayıt: Cum Kas 02, 2007 11:43 pm
Konum: La Mekan

Mesajgönderen selma_mizgin tarih Çrş Kas 14, 2007 9:02 pm

[font=Comic Sans MS] PAYLASIMIN İÇİN ALLAH RAZI OLSUN KURBANIM SELAMETLE DOSTLAR........ [/font]
Resim
selma_mizgin
• MeNZiLiSTaN SeVDaLıSı
Kullanıcı avatarı
 
Mesajlar: 164
Kayıt: Pzr Eki 07, 2007 3:22 am


Dön ...TASAVVUFİ YAZILAR...

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron